Yiğit KATIER – Selam Ben Emekli Albay

Bir uçak seyahatinde yolculardan birisi rahatsızlanır ve hostes anons yapar ‘’Aranızda doktor var mı?’’. Birkaç kişi parmak kaldırır. Biraz sonra bir anons daha gelir: ‘’Teknik bir problemden dolayı bir mühendise ihtiyacımız var aranızda mühendis var mı?’’ der. Aynı kişilerden biri tekrar parmak kaldırır. Yolcular merak içinde adama döner ve sorarlar.

Pardon mesleğiniz nedir acaba..?
Adam: Ben emekli albayım

Kısa dönem askerlik yapıp ömür boyu bu hatıraların anlatıldığı bir toplumda; kurmay zekaya sahip koskoca emekli albayımın hakkı değil midir her işe karışmak…?

Ne yapsın adam yani her şeyden anlıyorsa…..
Büyük resmi herkesten önce görüyorsa….
Paylaşmasın mı bu stratejik dehasını bizlerle….
Benimki de iyice saygısızlık canım!
Esas duruşa geçip dinlemiyorum adamı…
Yok yok belki de tam kemale eremedim ben….
Ondandır bu!

Eğer kötü bir sonuç varsa bu her zaman astlara aittir…
Hiyerarşik olarak altta çalışanlar doğal olarak suçludur.
Zaten yanlışları ve eksikleri olmasaydı altta olmazlardı.
Demek ki olumsuzlukların sorumlusu bu yetersiz insanlar….

Bütün bu gidişata rağmen bir de bu insanlara sabrediyor Albayım (!).
Ne zordur âlimin cahiller içinde kalması…
Her şeyden anlayan bir yöneticinin beceriksiz insanları yönetmesi…
Ne yapsın yani amirim… Kapının önüne mi koysun insanları…
İşsiz mi kalsın zavallılar, çoluğu çocuğu var canım…
Yapmaz Albayım, çok düşüncelidir… Her şeyi düşünür!

Albayım olmasaydı bu başarılar olur muydu hiç!
Bütün takdirler, taltifler tabi ki albayımın şahsına olmalı…
Yılların tecrübesi ile olaylara yön veriyor.
Tecrübenin bir körlüğü vardır demeyin, gözünüz kör olur…
Ya bir de Albayım başımızda olmasaydı maazallah!
Nice olurdu halimiz…
Çok mu narsist oldu bu böyle…
Yok canım daha neler…
Olanı söylüyoruz biz, tahdis-i nimet kabilinden; yoksa küfran-ı nimet olur…
Biraz eski Türkçe kelimeler kullanayım da tam olgunlaşamadığım belli olmasın…
Tırtıllar size söylüyorum, çok çalışın belki bir gün siz de iyi bir albay;
Pardon,
Kelebek olabilirsiniz!