Selim ÇETİN – Paraşütle Koşmak

“Kim Müslüman kardeşini işlediği bir suçtan dolayı ayıplarsa kendisi de o suçu işlemeden ölmez.” (Tirmizi)

Birçok manevî hastalıkla malul bir toplumumuz var ve onun bir parçası olarak bizler de bu hastalıklardan hissemize düşeni alıyoruz. Ayıplama veya Anadolu’nun bazı yerlerinde söylenen şekliyle mahana bulmak da bunlardan biri.

Kiminin burnunu, kiminin konuşma şeklini, kiminin başka bir özelliğini beğenmeyip ayıplıyoruz.

Ortaokul son sınıfta iken üst dönemden Tufan’ın basketbol oynamasına çok garip bakardım. Sınavına üç seneden az kalmış ve rahat rahat nasıl basket oynayabiliyor ki derdim.

Annem, çocukken bir arkadaşının adını ilk duyduğunda ne biçim isim diye geçirmiş içinden.

Lisedeki bir arkadaşım ise biyoloji hocamıza takmış, mezun olduğu okulun isminden dolayı “sütçü” diyerek dalga geçerdi.

Sizin de kendi hayatınızdan veya çevrenizden buna benzer örnekler bulmanız pek zor değildir. Çoğu zaman farkında bile olmadan yaptığımız bu gibi ayıplamalar, bazen peşimizi kolay bırakmıyor. Bir anlamda kendimizi kusursuz görme gibi olduğu ve kibir içerdiği için Rabbimiz bizi o ayıplamamızla imtihan edebiliyor. Bu yüzden, kalbimizden geçenleri sürekli yoklamamız ve bu tür davranışlara karşı uyanık olmamız gerekiyor.

Aksi takdirde ayıplamamız, ahiretteki vebaline ek olarak yıllarca farkına varamadığımız bir paraşüt olup, hayat koşusunda bizi yavaşlatmaya ve enerjimizi sömürmeye devam edip duruyor.

Böyle bir durumu fark ettiğimiz anda ciddi bir ızdırapla tevbe edip istiğfar etmemiz gerekiyor. Samimi tevbe edilmesi, imkan varsa helallik alınması ve ayıpladığımız kişi için hayır dua edilmesi, bu olumsuz durumdan kurtulmak için inşallah faydalı olacaktır.

Allahü Teâlâ’nın seyyiatı hasenata çevirmesini biraz da bu şekilde anlayabiliriz belki. Eski hatalarımız bizim tevbe etmemize vesile olup onlara tekrar düşmeme azmimizi artırabiliyorsa bizim için hasenata dönüşüyordur belki de. Tıpkı paraşütle antrenman yapan koşucunun bundan kurtulduğunda rahatlık hissetmesi ve sonrasında daha hızlı koşabilmesi gibi hayatımızdaki buna benzer kusurlarımızı düşünerek yapacağımız samimi tevbeler de inşallah eski hatalarımızın olumsuz tesirlerinden kurtuluşa ve eskisinden daha sağlıklı bir hayat sürmeye vesile olacaktır.

Ha bu arada, Tufan lise birinci sınıfta iken nasıl basket oynayabiliyor diyordum ya, ben lise son sınıfta, her gün beş saat basket oynuyor ve önemini güya ortaokul son sınıfta bile çok iyi kavradığımı düşündüğüm sınav için günde 5 tane bile matematik sorusu çözmüyordum.

Sütçü diyen sınıf arkadaşım ise ilk sene kazanamadığı sınav sebebiyle psikolojisi iyice bozulmuş halde ikinci sene tekrar sınava girmek durumunda kalmıştı. Mutlaka bir yer kazanıp gitmesi ve üçüncü defa sınava girmemesi gerekiyordu. Son tercihi olarak, o dalga geçtiği hocamızın mezun olduğu okulun matematik bölümünü kazanabildi.

Anneme gelince, kendisine garip gelen o ismi kız kardeşime verirken çocukluğundaki o hatırası aklının ucundan bile geçmiyordu. Şimdi müsaadenizle 19 yıllık bir hesabı kapatmak için sosyal medyada Tufan’ı arama çalışmalarına geçmem gerekiyor. İnşallah soyadını hatırlayabilirim.

casino maxi