Prof. Steve Hanke Ahval’e konuştu: Türkiye lirayı stabilize edemezse, oyun biter

Para kurullarının babası olarak bilinen uygulamalı ekonomi Profesörü Stephen Hanke, “Türkiye’nin fiyat artışlarını ve liradaki düşüşü kontrol edememesinden dolayı, satın alma gücü paritesine dayalı hesaplara göre Türkiye’nin enflasyon oranının yüzde 101’e ulaştığını ve hükümetin mali krizi engellemeye yönelik güvenilirliğinin olmadığını” söyledi.

ABD başkanlarının danıştığı bir ekonomist olması yanında, pek çok başka ülkeye de finans konularında akıl vermesiyle tanınan Amerikalı profesör Steve Hanke, Türkiye’nin içinde bulunduğu döviz krizini yorumlarken “Eğer Türkiye lirayı stabilize edemezse, oyun biter” ifadesini kullandı.

Ahval ekonomi yazarı Mark Bentley ve Güldem Atabay Şanlı ile video röportaj gerçekleştiren John Hopkins Üniversitesi’nden Prof. Hanke, “Her şey istikrarsızca, herhangi bir ekonomi politikasını veya reformunu akıllıca formüle edemezsiniz. Şayet bir para krizinin ortasındaysanız, parayı durdurmanız gerekir” diyor.

Türk lirası, sadece Ağustos ayında yüzde 30.1 olmak üzere bu yıl içerisinde dolar karşısında yüzde 40’tan fazla değer kaybetti. Ve hükümet, yatırımcılar ve ekonomistler tarafından dile getirilen ve faiz oranlarında büyük artışları, bütçeyi sıkılaştırmayı ve borçlu Türk firmalarına yardım etmeyi içeren acil, kararlı tedbirlerin de aralarında bulunduğu önlemleri almıyor.

1997 yılında Bulgaristan’ın bir para kurulu kurmasına yardım eden ve Leva’yı Alman Markı’na sabitleyen Hanke, Türkiye’nin vergi sistemini basitleştirmesi, ekonomisini ve iş gücü piyasasını yeniden düzenlemesi ve ekonomideki hükümetin rolünün azaltılması için devlete ait şirketlerin satılması gerektiğini söylüyor.

Ancak Hanke, bu yapılmazdan önce hükümetin, lirayı istikrara kavuşturmak ve enflasyonun hızlanışını durdurmak için altın fiyatına ya da avrayo sabitleyerek bir para kurulu tesis etmesi gerektiğini dile getiriyor.

Bulgaristan hala levayı avroya sabitleyen para kurulunu devam ettiriyor ve ülke Avro Bölgesi’ne üye oluncaya kadar bunu sürdüreceğini ifade ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu, pazartesi günü, Temmuz ayında yüzde 15,9 olan tüketici fiyat endeksinin Ağustos ayında yüzde 17,9’a yükseldiğini açıkladı. Üretici fiyat endeksi ise yüzde 25’ten yüzde 32,1’e yükseldi.

Yatırımcıların beklediği acil reformları yapmak yerine Erdoğan, Türk ekonomisinin güçlü olduğunu söylüyor ve Türkiye’ye diz çöktürmek için liraya bir saldırı başlatıldığını iddia ederek Türkiye’nin sorunlarından ABD’yi ve batılı finans kurumlarını sorumlu tutuyor.

Hanke “Sorun şu ki, bunu yapamazsın (reformları gerçekleştiremezsiniz) çünkü Erdoğan’ın şu anda güvenilirliği yok” diyor ve ekliyor:

“Milliyetçi bir coşkuya ve tüm heyecanı ve her şeyi ile onu destekleyen bir tabana sahip, ama gerçekte ekonomi söz konusu olduğunda Erdoğan’ın güvenilirliği sıfır.”

“Artık güvenirliliğini yeniden kazanmasının tek yolu para krizini durdurmak ve enflasyonun artışını önlemek. Bunu yapabilmesinin tek yolu da bir para kurulu.”

Hanke, “Türkiye’nin enflasyonu, Batı ve diğer ülkelerdeki gibi bir mal sepeti aracılığıyla hesapladığını, ancak söz konusu göstergelerin doğru olmadığını çünkü Türkiye’nin gerçek enflasyon oranının yüzde 35’in üzerinde olduğunu” iddia ediyor ve devam ediyor:

“Bu da fiyat artışlarını doğru bir şekilde ölçmenin tek yolunun, dolar karşısında liranın seviyesine bakılması ve satın alma gücü paritesindeki değişikliklerinin hesaplanması yoluyla mümkün olduğu anlamına geliyor.”

Aralarında ünlü Harvard Üniversitesi ekonomisti Dani Rodrick’in bulunduğu bazı ekonomistler ve analistler, Hanke’nin Türkiye’deki enflasyonla ilgili görüşlerini eleştirmişti. Hanke, bu eleştirilerin tamamen temelsiz olduğunu söylüyor.

Hanke, “Gerçekten ne hakkında konuştuklarını bilmiyorlar, literatürü hiç çalışmamışlar ve onu anlamıyorlar” diyor ve ilave ediyor:

“Şayet düşük enflasyonunuz varsa, bunu yapmak için makul bir yoldur, ancak enflasyon çok yüksek olduğunda bu sepetleri tamamen dejenere eder.”

Hanke’nin, ülkeyi olası bir finansal krizden kurtarmanın bir aracı olarak Türkiye’nin ekonomi yönetimini değiştirebileceğine ve eski Ekonomi Bakanı Ali Babacan gibi figürlere dönülebileceğine inanan ekonomistlere de sözü var, “Tüm bu figürlerin yeni fikirleri yok, büyük ve işe yarayacak bir şeyler yapmalısınız” diyor ve ekliyor:

“Babacan göreve gelmiş olsaydı, IMF’ye başvurur ve IMF ile müzakereye başlardı.”

“Tüm bu adamların yapmak isteyecekleri şey bir dilenci tası istemek ve yabancı yardım ile kurtarma paketi almak olacaktır. Sahip oldukları tek fikir bu. Başka fikirleri yok” diyerek sözlerini bitiriyor.

Haberin kaynağı için tıklayınız

casino maxi