Gökçe ASLAN – Toprak/İnsan Olmak

“Toprak ol toprak ki, gül bitsin sende… Topraktan başka yok kavuşan güle.” (İmam Rabbani Ahmedi Faruki Serhendi)

İmam Rabbani hazretleri ‘Mektubat’in daki 159. mektubunda yazmış bu beyiti. Şerefeddin Hüseyni Bedahşî’ye babası için sabır dilerken. Kendisinden yüz yıllar sonrasıni dahi aydınlatan bu kıymetli alimleri bir dinlesek, anlasak; kim bilir ne kapılar açılacak ruhumuza, kalbimize ve bedenimize… Kim bilir hangi merdivenlerden tirmanacağız mânâ aleminde göklere… Bir kulak versek, gönül yoklasak; sonra göz koysak o makamlara… Makam dediğim yanlış anlaşılmasın lütfen: “insan olmak” tan bahsediyorum. Kanaati acizanemce çok kıymetli gördüğüm bir makam olan “insan olmak”.

Bi türlü hakkını veremediğimiz, eşref-i mahlukat olarak yaratılmışken bir türlü kendini tanıyamayan ve kıymetini alçaltan işlerden kendini alıkoyamayan insanın, ‘insan olma’ gayretinin nasıl başarıya ulaşacağından dem vuruyorum. Bütün bunları düşünürken bu dizeler geldi aklıma. Ortaokulda çok sevdiğim bir öğretmenim yazmıştı hatıra defterime: “Toprak ol ki gül bitiresin.”O zaman anlamamıştım bu dizeleri; sahi şimdi de tam anlamış olduğumu iddia etmek istemiyorum fakat anlamlandırma gayretime ortaklık ederseniz bu satırları okurken ayırdığımız zamanın boşa harcanmış olmaması için yapılan duaya, çoktan dahil edilmiş olacaksınız. Hani derler ya “yer gök dua ile” diye… Dua ile söze girelim o halde… “Allah iyilerle karşılaştırsın” duasıyla… Ağzı dualı büyüklerimizden sıklıkla duyduğumuz bir dua bu.

İlk defa üniversite okumaya uzak bir şehre gideceğimde tanıştım ben onunla. Belki daha önceden duymuştum bilemiyorum, hatırlamıyorum. Bu duanın kabul olduğuna şahit olurken, edildiği zaman da hafızamda öyle kaydedilmiş. “Allah iyilerle karşılaştırsın yavrum” duası… Ana- babamız, yakınlarımız, hep bu dua ile uğurladı her birimizi öyle değil mi? Ayrılık öncesi bir veda cümlesiydi o sırada… Sonrasında kıymeti ortaya çıkıyordu bu duanın…

Kısa bir otobüs yolculuğunda, bir daha hiç görmeyeceğin herhangi bir insanın, senin bütün gününe mâl olan sinir bozucu saygısızlıklarına karşılık; belki dostluğu bir ömür sürecek sıra arkadaşının yanında bulduğun huzur sana hatırlatıyordu bu duayı… İyi ki varsın dediğimiz insanlar içindi sanki bu dua. İyi ki şükür ki Rabb’im senin gibi dost çıkarmış karşıma ve yine çok şükür ki ağzı dualı, beni hiç yalnız bırakmayan büyüklerimi vermiş hayatıma… Böyle diyebildiysek hayatımızın en ufak bi anında ne mutlu… Acizane, bu duaya bir dua daha eklendi hayat tecrübelerinden: Ne vakit “Allah iyilerle karşılaştırsın” denilse şöyle ekliyorum gayriihtiyarî “Bizi de karşılaşılan hayırlı ve iyi insanlardan eylesin Rabbimiz .” (Amin). Öyle ya, nereden bileceğiz bizim etrafımızdaki insanlar için iyi insan olduğumuzu? Afedersiniz yoksa ben unuttum mu? Sahi, hepimiz birer sütten çıkma ak kaşık mıydık kendi hayatlarımızda? Her şeyin en doğrusunu bilen, en iyisini yapan, kusursuz… Kendimize böyle mi bakıyoruz acaba? Ya da “O kadar da değil, tabii ki benim de hatalarım olabilir ama..” diye devam ederek kendimizi ne kadar beğenip sevdiğimizi anlatan cümleler mi kurarız sorulsa?! Belki bizler kendimizi az çok beğeniyor yahut eleştiriyor olabiliriz. Öncelikle Rabbimize bize verdiği akıl, beden, sağlık, kalp, iyi düşünceler ve dahi sayamayacağımız bütün güzel nimetleri için hep şükürle yaşama gayretinde olmalıyız… Sonrasında, nakıs fikirlerimle söylüyorum ki; bütün gayretimizi sarf etmemiz lazım gelen, ‘insan olma’ya durmalıyız… Yağmursuz topraklarda yağmur duasına durur gibi. Namazda kıyama durur gibi… Bismillah deyip niyet etmeli ve ‘insan olma’ ya durmalıyız. Niyet edersek, çok istersek bir gün oluruz elbet. “İsteyin vereyim”(Mü’min/60) diyor Rabbimiz, biz gayret edersek oldurur mutlak… “İnsan olma” derdine düşünce “toprak olma” kapısı açıldı bugün… Kapıyı araladık sadece. Nasıl olunur, hangi aşamalardan geçilir, güle nasıl varılır?.. İnsanoğlu toprağa, toprakta bir gül tohumuna nasıl dönüşür? Bir sonraki yazımızda da bunları konuşalım inşaallah. İnsan olalım, insan kalalım… Kendimiz için, karşılaştığımız insanlar için…

Not: Gbg-online ailesine bana da aralarında yer verdikleri için teşekkür etmeyi bir borç biliyorum. İlk yazımın heyecanı teşekkür etmeyi unutturmuş olsa gerek. Gönül birlikteliğimizin hayırlı olmasını dilerim.

casino maxi