Büşra Kahraman – Bahar Yakında

Sonbahar mı hüzün verir insana? Yoksa hüzün mü yakışır sonbahara? Bu mevsimde neden hep kendini hissettirir veda?

Belki bir papatyasın. Kurutulmaya bırakıldığını hissettiğin. Ya da daldan düşen arkadaşlarını izleyip sıranı bekleyen bir yeşil yaprak. Her gün biri daha düşerken toprağın soğuk yüzüne, kendine yuva bulmaya çalışan bir göçmen kuş musun yoksa?

Soğuk değil mi sonbahar? Her gün biraz daha soğuk. Ne zaman gelir bahar diyeli çok bahar geçti. Ümitler de o yapraklar gibi azaldı bir bir. En güzel çiçekler tek tek soldu. Hüzün bulutları sardı her yeri. Güneş  kendini  bile ısıtamaz oldu .

Bir çocuklara ulaşmaz sanırdık acı. Bir onlara islemez sanırdık soğuk. Yanılmışız. Belki de en çok üşüyen onlar oldu. Yolu da gördü çocuk yolcuyu da. Ayrılığı da gördü, ebedi firakı da. Ah çocuk, bari sana değmeseydi bu soğuk mevsim rüzgârları .

Oysa ne çok muhtacız ümitle tüllenen ufuklara. Yepyeni son bir bahara ne çok muhtacız. Tüm çiçekleri koparsalar da baharın gelişini engelleyemezler deniyor ya. Ne çok muhtacız buna inanmaya.

Her kışın ardından bahar geldi. Her sonbahar kuruyan dallar tekrar yeşerdi. Bu mevsim de geçecek mi? Göğün kızıllığı tekrar maviye dönecek mi?

Bitecek elbet, bitecek. Belki uzun sürecek ama bitecek.  Belki ardından kış da gelecek. Ama karların altından çıkan o bembeyaz kardelen misali, tüm beyazlığıyla o çiçek baharı getirecek.

Deme ey gönlüm ne zaman diye

Zaman, zamanı verenin elinde

Sen sarıl tutunduğun dala yahut toprağa

Yeşereceksin bir gün, bahar yakında …