Azra ELÇİN – Yazgı’nın Sihri mi İradenin Mührü mü?

Yazgıyla iradenin arasında mucize bir işbirliği vardır, insan kalma savaşında omuz omuza mücadele ederler… Bu mücadele sırasında ne irade yazgıdan ayrı, ne de yazgı iradeden gayrıdır… Birinin diğerinden önde olması söz konusu değildir, sırası gelen rolünü oynamak ister… Kimi zaman yazgı iradenin arkasından iter kimi zaman da yazgı olmaz’larımıza olur verir, arkasından irade olduruverir…

Bazı insanlar irade ile gidişatı değiştirmeye cür’et eder, cesur insanların sırrıdır bu… Bütün eksiklere rağmen irad eder, yönlerini çizerler, koca bir muammada yürürler… Sonu muvaffakiyet olursa şükreder, olmazsa sabrederler… Keşke’sizlik kahramanlığıdır onların ki… Ama hayat öyle bir muammadır ki bazen gereken’i bu kahramanlar da bilemez, orada devreye yazgı girer… Bazen kolundan çeke çeke bazen de kainatla elele koyuverir önümüze… Güzellikler sunar, yazgı’nın sunduğu bu güzelliklerin vücuda gelebilmesinde yine irade devreye girer… İnsan kendi korkularına rağmen irad ettikçe bu güzellikler de ahenge gelir, hiç beklenmedik yerde beklenmedik zamanda hayatınıza dahil oluverir… Bir kitabı satır satır çizmek gibidir yazgı-irade dengesinde yaşamak… Farkındalığı yüksek bu ruhlar için her c/an kıymetlidir.. mutluluk sâhi, acı keyifli,öfke dingindir… Yaşamak kavrulmanın kendisidir, bu terbiyede yaşanan hayatlar için  “lütfu da kahr’ı da hoştur…” Yazgının, yazgıyı Yazan’ın…

Yazgı cesurdur bizden… Geç kalmış olmanın geç’e bırakan korku’lardan daha fazla canımıza okuyacağını bilir… Biz korktukça yazgı cesaretlenir. Bizim akıl bile edemediklerimizi yaşamanın ötesine taşır… Bazen bir rastlantıda göz kırpar, bazen bir duada karşına dikiliverir… Nazlıdır, farkedilmek ister… Kuzey ışıkları gibidir; kime, ne zaman görüneceği bilinmez, karanlıkta aniden parlayıverir, yolunu buldurur, yönünü gördürür, sözünü söyletir…

Bir de yazgı’nın bu cesaretini hazmedemeyenler vardır… İrade onlar için tam anlamıyla bir yüktür… Sırlı tekliflerden korkarlar, değişim başlarına beladır… Geçmişte bulamadıkları yetersizliklerinden, gelecekte yaşayacakları ödenecek bedellerdendir onlara göre… Neyse ki yazgı merhametlidir, tekrar tekrar dener… Bu fırsatları pervasızca tüketenler için bile hep hayr söyler, us’lansın ister…

Yazgının mucizelerinin vücud bulmasına ‘kaza’ denir, Yazgı’nın Sahibi’nin ol demesi yeterlidir… İnsana rastlatılan güzellikler kadar çirkin görünenlerin de hakikate giden bir teklifi vardır, kaza’sı hayr’a murad’dır… Efendiler Efendisi (sav) bu durumu ne güzel özetler;

“Allah’ın her kazası mümin için hayırlıdır.”

Hasılı vakit dolduğunda sunulan güzelliklerden irad edilebilenler kalıyorsa insanın ötesine, yazgı’yla barışık ölmeli… En nihayetinde burda huzur’u bilenler öte de Huzur’a mutlu gidenler vesselam…

casino maxi