Bahar TUNA – Aganta Burina Burinata

Yazıma biraz başlıktan bahsederek başlamak istiyorum. Ne demek bu Aganta Burina Burinata? Bir denizcilik deyimi olan başlığımız; teknelerde yelkenin rüzgarüstü yakasını kontrol eden halatın, tutulmasına deniyor ve bu tutmanın sonucunda tekne hız kazanmış oluyor.
Benim bunu öğrenmem de Halikarnas Balıkçısı’nın aynı adı taşıyan kitabını okumamla oldu. Her okuduğumuz kitabı veya öğrendiklerimizi hatırlayamayabiliyoruz, ya da tam aksi bir şekilde unutulmazlarımız arasına giriveriyorlar ya; işte benimde unutulmazlarım arasına girdiler bu terim ve kitap.
Denizciliğe veya kitap analizciliğine soyunduğumu düşünmeniz için çok erken ama yine de kitabı okumanızı tavsiye ederim. Belki sizinde unutulmazlarınızdan olur kim bilir.
Herhangi bir şey unutulmaz olmaz değil mi, sağlam bir anıyla harmanlanmadıkça. Ve ben bugün biraz eskiye gidip sağlam bir anımın tozunu almayı planlıyorum. O zamanlarda okuduğum kitap da Halikarnas Balıkçısı’nın bu kitabıydı.
Bugün hayatımın tıpkı bir halat gibi tutulması ve yanımda taşıdığım kitapta dahil her şeyin bir süre yarım kalması, sonra zamanın belli bir süre donması ve daha hala tanımlayamadığım bir sürü hissin oluştuğu günün, seneyi devriyelerinden biri.
Tabi ben belli bir süre sadece halatın tutulmuş olmasına odaklandım ve yaşayacaklarımın sonucunda güzelliklerin hız kazanması kısmını düşünemedim. Hemen öyle düşünmekte kolay bir şey olmasa gerek, zaten daha kitabımda bitmemiş ki bir şeyler gerçekten yarımdı yani.
Düşünmek için en çok vaktimin olduğu anlardı; doluya koyuyorum almıyor boşa koyuyorum dolmuyor, sonra devlet kurup devlet yıkıyorum falan. Aslında normal zamanlarda olsak; vaktin nasıl geçtiğini anlamayacağım arkadaşlarımla ve hatta yer bakımından kapasitenin iki katıyla birlikteydim. Ama öyle olmuyormuş. Ortam çok rahat değildi tabi onun da etkisi yoksayılamaz. Düşünün ki bir sıra gecesine gitmişsiniz, ev sahibi bırakmamış da üç gece dört gün bir minderin üstünde oturup kalkıp, yiyip içmişsiniz gibi bir şey.
Sonra Mark Twain’ın “Kitaplar, başka bir yerde olmak isteyen insanlar içindir.” sözünü haklı çıkarıp kitabıma ulaşmaya çalışıyorum ama hem ulaşılmazım hemde unutulmazım olacağı varmış. Halatı iyice sıkıyorlar sanki nefesimi kesmek istercesine.
Aslında dikkat ettiyseniz eğer denizcilikte kullanılan terimimiz zaten ilerleme düşüncesiyle gerçekleşen bir tutma eylemi. Hareket pozitif, sonuç pozitif. Bense benim yaşadıklarımın başlangıcı olan bu tutma hareketine negatif bir değer veriyorum ama sonuç bende de pozitif.
Nasıl oluyor derseniz pozitife dönüşen bir şey anlatabilirim. Hayatı sayılarla iç içe, rakamlarla birlikte nümerik analizin karmaşasını çözmeye çalışan , topolojik uzaylar arasında seyahat eden bir matematikçiye, hafızasına çentiklenecek tarihler, ölçüler, saatler bırakmak gibi tezat ve acı bir şeydi yaşanılan ama seyahat alanın değişmiş olması bu acıya dahil değil.
Nasipte dünyada sınır tanımasızca dolaşmak varmış. Hep şu hayali kurulan; “sırt çantamı alıp dünya turuna çıkmak istiyorum “ olayı var ya.
Sonuç olarak terimimiz pozitif düşünceyi tetiklemek için kullanılacak bir söz bence. O yüzden her şeye ve herkese rağmen; tutun sevdiklerinizi, değerlerinizi ve deyin ki; Aganta Burina Burinata…